
SİNEYE Mİ ÇEKSEM, YOKSA
NEFRETE Mİ DÖKSEM SEVDAMI?
YILDIZLARA MI ANLATSAM DERDİMİ,
DAĞLARDAN MI ALSAM ÖFKEMİ?
BİLMİYORUM KİMDE SUÇ KİMDE KABAHAT...
GECEM KARA GÜNDÜZÜM KARA,
NERDE AŞKIN NERDE SEVDAN,
ÇEK GİT BECEREMİYORSAN SEVMEYİ,
GİTTE ACI VERME YÜREĞİME BE VEFASIZ...!!!
Elimdeki cam kesikleri kabuk bağladı bu gün… Gidişin kadar derin değillerdi çünkü. Ellerim, ellerime bakıyorum da ne de çabuk iyileşiyorlar. Oysa giderken içimde bıraktığın boşluk hala canımı yakıyor. Ve hala kanadığını hissedebiliyorum yüreğimin.
Niye hep savaşmayı seçtin ki benimle? Tam da yüreğimdeki isyanları bastırmışken, kendimle savaşmamaya söz vermişken, yaralarımı sarmışken ve ben seni böyle delicesine sevmişken niye…
Beni sevmeyi deneseydin oysa yaralarıma tuz basmak zorunda kalmazdım… Ne garip değil mi… Gidişinin bıraktığı acıyı bastırsın diye başka acılar seçiyorum artık. Cam kırıklarının üzerinde yürüyorum mesela, ellerimi ateşin üzerinde dolaştırabiliyorum, yumruğumu sıkıp olağan gücümle duvara indirebiliyorum örneğin.
İndiriyorum da ...… Yine de bastıramıyorum yokluğunun bıraktığı acıyı.
Sahi niye gitmiştin…Niye yoktun…Hangi masal kandırdı…Hangi yıldız sakladı ki seni benden?
Sahi… Gitmiştin değil mi..?
Kendimi kandırıyorum sadece
Yoktun.
Hiç olmamıştın ki zaten …
Sahilin sesini, önceden bilirdim
Oysa ki bu seslerdeki bastırılmaz duyguların
İnan anlamını sen gidince anladım
yalnızlıklar düştü peşime, kararsızlığın ortasında
Rüzgara kapıldım güz yaprakları gibi
Ulaştım sensizliğe özgür bir denizci gibi
Uzak değil rüyalar artık kırılmam kadere
Mutluluğu buldum sonunda, sensiz günlerimde
Güneş sensiz doğacak, karanlık odama,
Güneş sensiz doğacak, yıpranmış hayallerime.
Murat VURAL
Sevmek çay gibidir
Sevilmek şeker..
Bizim gibi garibanlar
Çayı şekersiz içer.
SENSİZLİK HATIRALARIM
Bir zamanlar varlığın yokluğundaydım ben
İçimde sevgin vardı, ama sen yoktun,
Zaman sonra anladım bunu belki de,
Ama hala seviyordum seni,
Bıkmadım beklemekten,
Ve usanmadım her gün ölmekten,
Belki de ayrı dünyaların insanıyız,
Ve belki de ikimizde birer imkansızız,Zamanın hızından habersizdim,
Günler ay oldu, aylar yıl,
Bazen gitarım dost oldu bana
Ve bazen de tükenmek bilmeyen efkarım,
Kim bilir şimdi nerdesin,
Bilmiyorum,
Ama yüreğim hala seninle,
Ve sevgin hala taze bir fidan gibi,
Yeşerdikçe solmak bilmeyen bir fidan,
Bilmediğim bir ayrı şey ise,
Zaman mı beni tüketen,
Yoksa ben mi zamanı,Bestelerle bile anlatamıyorum artık seni,
Ve şiirlerle,
Aklımda kalan tek şey,
Sen ve sana olan tertemiz sevgim,
Hani derler ya kara sevda diye,
Bilmediğin ve tahmin bile edemediğin,
Bir anda geliveren kahrolası sevda,
Bu sevda da ayrılığa yenik düştü,
Ayrılmasak belki sende severdin beni,
Bir ihtimal ama,
Bazen o ihtimal bile yetiyor insana,Tekrar görebilecek miyim seni bilmiyorum
Ama bildiğim tek şey ölüme sensiz gideceğim
Hayatım artık tükenmek üzere,
Ve gün geçtikçe de tükenmekte,
Oysaki ölümün bile seninle olanı vardı,
Acısız ve temiz,
Gelmeyeceksin biliyorum,
Gelsen de değişecek hiçbir şey yok artık,
Çünkü ölümün ağzındayım bir kere,
Düşüşüm sensizliğin sebebi,
Örtün artık şu kara toprağı,
Üşüyorum...
Gün akşam olduğunda
Hayale daldığında
Gece uyuduğunda
Rüyana gireceğimBaşka birini buldun
Sevgilim diyeceksin
Ona her dokunduğunda
Aklına geleceğimUnuttum artık seni
Hep mutlu olacağım
Bu büyüyen sevgimi
Kalbime gömeceğim Artık bir başkasına Sevdiğim diyeceğim...
Biliyorum duymak istediklerin bunlar değildi............ O. yüzden zafer saymıştın zamansız gidişini............. Öyle ya sen ondokuzunda, koca bir kadındın.............. Oysa ben seni tüm yalanlardan daha çok seviyordum
Zor! Zor kadere emanet ettim seni ...................... Sen benim kördüğümüm, tutamadığım gözyaşım.. Zor! Zor bir daha , daha da güvenmek. . . . . . . . Bana düşen kabullenmek, zor da olsa dönüp gitmek.
Birgün gelir de bir an, çokça zamanlardan sonra . Geri dönüp baktığında bilmem anlarmısın. . . . . . . . .. O senin bir anının, benim ömrüm olduğunu . . . . . . . Ne çok sevildiğini, Artık çok geç olduğunu Zor!...
Kimi Sevsem , Onun Hep uzakta sevdiği vardı, unutamadığı ilk aşkı yada onu terk edip giden sevgilisi...
Kimi derinden sevsem, o bir başkasını derinden severdi.. Öylesine çok sevdimki onları, başkalarına duydukları sevgiyi anlatmalarını, sessizce, içim acıyla kanayarak dinledim...
Beni yitirmekten hiç korkmadılar; çünkü onlara göre fazla iyiydim belki;
bu yüzden ilk anda vazgeçilebilirdi benden..
Beni terk edenlerden tek bir isteğim olurdu.. ' Ne olur, bir daha beni aramayın ! Çünkü ben kolay unutamıyorum....
Çünkü ben, size duyduğum o akıl dışı aşk yüzünden keder bahçemi dağıtıyorum... Cocukluğumun o güzel bahçesini' ..
Böle derdim onlara ama yinede ararlardı beni... soluksuz ve umutsuz kaldıkları bir gece mutlaka akıllarına ben gelirdim..
o yedek sevgili...
Ana Sayfa |
| | Misafir Defteri |
Dönmeyecek Birini Hala BEKLEYENLERE...
Hayatın en hüzünlü anı, deli gibi sevdiğin insanın, buna hiç değmediğini gördüğün andır ve en büyük kaybının onun için harcadığın GÜN'ler ve AYLAR'dır.
Senin aşkını şu gün hak etmeyen, bil ki 10 sene sonra yine hak etmeyecektir. O yüzden... BIRAK_GİTSİN

Öldü iki dakika önce
Yapayalnız kaldı, ruhunu yitirince
Geceymiş, tekbaşınaymış, ona ne...
Öldü dedim ya size
Ruhunu diyorum, yitirdi.
Sevdadan mı..? Değil
Hayat kavgası mı..? Değil
Öldü dedim ya size
Daha ne diyeyim.
Sebepsiz kaçışlar planladı durdu hep
En sonunda başardı
Ruhumdan kurtuldu
Yeni bir ruha bürünene dek
Bedenim öksüz kalakaldı
Ne istedi ruhumdan, neden kıydı
Sormayın bana, sormayın dedim size
Bırakalım da bunu, kulak kabartalım
Neler söyledi yüreğim...
Ey ellerimden akıp giden zaman
Gözlerimden damlayan gençlik
Ellerimle harcını kardığım umutlarım
ve inşasına başlayamadığım
Sıcacık evim... onsuz
Sen, ey sevdiğim gitmektesin
Kapısı ardına dek açık yüreğimin
Sonbaharı yaşamadan kış doldu ceplerime
Hergün kar yağdı da
O karda yürüyemiyorum artık
Hayır! hasta falan değilim
Hayır! O'nu delicesine sevmekteydim
Hepsi bu...
Üşüdükçe içime kapanıyorum
kapandıkça yazıyorum, yazıyorum, yazıyorum.
Sonra sinirlenip yazdıklarımla
Yalnızlığımı yakıyorun, ağlıyorum.
Gözlerden uzak olmalıyım ben
Sözcükler ulaşmamalı
Duymamalıyım o garip şiirleri
Bir saatlik derin bir uyku için
Herşeyi vermeliyim
Hem telefonlarımı da kapattım
Tüm terkedilmişliklerimi de
Yanıma aldım gidiyorum şimdi.
Ufacık bir çocuk gördüm yolda giderken
Ufacık bir öpücük kondurdum yanağına
Üşüdüm...
İhtimal ki, arkamdan kimse bakmıyordur
Evet evet.. gitmeliyim artık
Ama ne acı
O öldü iki dakika önce
Benim için...
....Varlığınla yokluğun arasında kalmayacağım artık, sadece olmayacaksın. Sensiz kalma ihtimali olmayacak, aleyhine kurulmuş cümlelerimin sonunda. Belki birkaç satır arasında unutulacaksın bir müddet sonra. İçimden olmayacak, boş bir kağıdın gölgesine sığınmayacak sana sitemlerimi. Bıraktığın bu mavi düşleriyle avunan yalnızlığı, artık sahiplenilmeyecek olmanın burukluğunu yaşarken, haykırabilir miyim dersin, susar mıyım, gülüp geçer miyim yoksa …?
....Aslında alıştırmalıyım kendimi hiç dönmeyecekmişsin, dönülmeyecek bir yerdeymişsin gibi farzetmeli, unutmalı. Seni hiç tanımamış gibi yaşamımı sürdürmeliyim. Var olduğum her yer aşkın şehri olmalı artık, yeniden sevmenin, sevilebilmenin yeri her yer, zamanı yaşanan ve gelecek tüm zamanlar olmalı benim için. Evet, sayfalardan koparıp bir bir savurmalıyım seni yaşanmış tüm zamanlara, uzaklaşan her adımımla hapsetmeliyim bu anılar sokağına. Kopan takvim yaprakları sensiz geçen günleri saymamalı, bende yokluğunun güncesini tutmayı artık bırakmalıyım. Her yeni güne seni getirmedi diye isyan etmemeliyim. Kabullenebilmeli, hazmedebilmeli, aldırmamalı hatta sana hak verebilmeliyim. Bu satırlarla büyümeye başlamalıyım, sırf seni ve çocuklaşan bir aşkı kolayca unutabilmek için. Zira yoksun. Sanki benim hiç SEN'im olmamış, sanki bizi hiç yaşamamışız, sanki aşk denen o hoyrat şarkıyı mırıldanmamışım ve sonra yarım bırakıp gitmemişsin gibi. Artık yeni bir şarkı söylemenin vakti, yaşanmışlığına, yitikliğime hiç aldırmadan,
...Sanki benim hiç SEN'im olmamış gibi…
ne zaman
bir yaz yağmuruna
denk gelsem:
Aklıma sen gelirsin.
Ansızın gidişin gelir...
Her bir damla sel olur.
her bir damla sen olur.
Yağmurla beraber ağlayasım gelir.
Bir yağmur sanmıştım seni sevmeyi,
Sağanak bir sevda da ıslanmıştım bile bile
Seni sevmek öyle güzeldi ki
Nerden bilirdim ki kapılacağımı sele…
Bir rüzgâr sanmıştım seni sevmeyi,
Kanatlanıp uçacaktım bulutlarda
Öylesine sevmiştim ki seni
Nerden bilirdim ki savrulacağımı fırtınada…
Bir okyanus sanmıştım seni
Hiç düşünmeden atmıştım kendimi
Öyle güzeldi ki seni sevmek
Nerden bilirdim vurgun yiyeceğimi…
Git şimdi,
Dokunmaya kıyamadığım
Yüzünü de al git
Yüzün değil,
Hüzün kalsın hayalimde…
Git şimdi,
Dağların eteklerine kur otağını
Ulaşamayacağım kadar saklan yalnızlığımda,
Beni yalnızlığıma çarp giderken
Git şimdi
Gözün değil,
Özün kalsın hayalimde.
Git şimdi,
Düşünme giderken sensiz bölünmelerimi
Acımla çarpılır çoğalırım ben.
Adına daha çok şiirler yazarım
Sarıp sarmalarım gönül ölümlerimi
Git şimdi,
İzin değil
Gizin kalsın hayalimde.
Git şimdi,
Bıraktığın kuytuluğu boya da git,
Biçimsiz boşluğuna içimsiz zehirleri kat da git
Sebeplerini vur giderken,
Ortağı ol mahşer karanlığımın,
Kadere bir isyan et de git,
Git şimdi,
Haklılığın değil
Suçluluğum kalsın hayalimde.
Git şimdi
En acımasızını bana bırak kıskacın
Bırak dişlileri parçalasın etimi
Kanımla boya gökyüzünü
Doğ bir gün en büyük sancımla
Yer gök yarılsın feryadıma
Canımdan can kopar
Tenimi sıyır,sar dolunaya
Git şimdi
Çığlıkların değil
Şarkıların kalsın hayalimde.
Git şimdi
Karlar yağdır umudumun en çıkmazına
Taşlı tarlalarda erit bayram sevinçlerimi,
Sür senden kalan kıraç toprağımı
Depremlere dayanıksız bir yürek bırak bana
Kimseler bilemesin sensiz hangi şiddette sarsıldığımı
Git şimdi
Kendini de al,
Ya şimdi git
Ya sonsuza dek bende kal.............
Gitmek mi? |
Senin için yazıyorum bu şiirleri hadi bunada engel olsunlar,
Bu dünyada hiç kimse seni benim kadar sevemez olsunlar,
Ben seni bulduğum anda kaybetmişim, gözleri kör olsunlar, Senin için yazıyorum bu şiirleri, hadi bunada engel olsunlar
Daha kaç kere gidenlerin arkasından baka kalıcam hiç düşünmedim gidene kal diyemedi dilim belkide hep bu yüzden acı çeken, unutulan, hüzne boğulan, uykusuz kalan ben oldum. Vedalaşmaları sevemedim bir türlü. Bu yüzden görüşemeyeceğimi bir daha asla göremeyeceğimi bildiğim halde hep görüşürüz dedim. ASLINDA ONLAR BENİ BEN YAPAN ŞEYLER.. |
|---|
...Dün gece yine yalnızdım.
Sokağa çıktım ve kendime bir çiçek aldım.
Kendime almamış gibi yürüdüm sokaklarda
Ama her gece gibi dün gece de yalnızdım
ve kendime bir çiçek aldım.
Bir saat geri alınmış saatler
Ben almadım
Ve bir saat daha fazla sensiz kalamadım
Sokağa çıktım ve
Kendime bir çiçek aldım.
Seviyor sevmiyor, seviyor sevmiyor.
Papatya falı baktım
Sonra sen çımazsın diye yarım bıraktım.
Bir masaya oturdum .
İki çay ısmarladım.
Ben içtim, sen ise soğuttun.
Sana söyleyeceğim her şeyi unuttum
Çünkü sen yoktun.
O gece kendime bir çiçek aldım.
Sonra son vapurda kalktı iskeleden
Bende kalktım… Korktum
Neyi ve neyi beklediğini bilmeyen,
Bir adam gibi görünmekten,
Delimidir nedir, denilmekten.
Dün gece yine yalnızdım
Yokluğundan gizlemedim gözyaşlarımı
Işıkları hiç kapatmadım,
Dün gece, senden sonraki her gece.
Sokağa çıktım ve kendime bir karanfil aldım.
Seni senden koklamaya kıyamadım…
AŞK KARŞILIK GÖRMEYİNCE
HAYAT OLURMUŞ İŞKENCE

KEŞKE SENİ HİÇ GÖRMESEYDİM,
HİÇ BULUŞMASAYDI KAHPE KADERİMİZ,
KEŞKE BAKMASAYDIM O YEMYEŞİL GÖZLERİNE
KEŞKE TUTMASAYDIM O PAMUK ELLERİNİ
KEŞKE HİSSETMESEYDİM TENİNİ ,
KEŞKE YAŞAMASAYDIM SENİ İÇİMDE ,
AMA DİYORUM YA KEŞKE,,
AH KEŞKELER HİÇ OLMASAYDI...
| Değermiydi bana ihanet etmeye Değermiydi hayatımı mahvetmeye Değermiydi beni bir kula satmaya Değermiydi be bitanesi beni benden alıp hayatımı karartmaya... Değmezmiş...... sana gönül vermeye... |
Bu sefer son; son aşk, son çırpınış, son katlanış, son haykırış, son direniş. Aşkı yaşayayım derken gözlerimde uykusuzluk, yorgunluk, gecenin köründen sabahın kör aydınlığına kadar uzaktan seni sevmek....
Asıl aşkı aslı gibi olan sevdada yaşamanın verdiği heyecanı uzaktan da olsa yaşamak, sensizliğinle geceyi seninle yaşamak. Aslında gecenin nurunu yaşatansın bana. Aslı gibi olan nur-u sevdalarda....